Erdal Ahmedi: ''TEK SEÇİM BİRİMİ… Rüya mı, Tuzak mı?''
| GÜNDEM |
Vrapçişte Belediyesi Sekreteri ve Türk Demokratik Partisi’nde (TDP) uzun yıllar çeşitli görevlerde bulunmuş olan Erdal Ahmedi, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı değerlendirmeyle ülkedeki seçim sistemi tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Ahmedi’nin “Tek Seçim Birimi… Rüya mı, Tuzak mı?” başlıklı paylaşımı, özellikle Makedonya Türklerinin siyasi temsiliyeti açısından önemli mesajlar içeriyor.
Mevcut sistem eleştirisi: “Adil temsilden uzak”
Ahmedi, halihazırda uygulanan ve ülkeyi 6 seçim bölgesine ayıran sistemin, nüfusu %20’nin altında kalan topluluklar açısından ciddi dezavantajlar barındırdığını belirtti. Her bölgeden 20 milletvekilinin seçildiği bu modelin, belirli büyüklüğün altındaki etnik toplulukların parlamentoda yeterince temsil edilmesini zorlaştırdığını ifade eden Ahmedi, mevcut yapının özellikle Türk toplumu üzerinde olumsuz sonuçlar doğurduğunu vurguladı.
“Tek seçim birimi” tartışmasına eleştirel yaklaşım
Uzun yıllardır Türk siyasi aktörleri tarafından savunulan “tek seçim birimi” modeline de değinen Ahmedi, bu sistemin sanıldığı kadar avantajlı olmayabileceğini dile getirdi. Son üç seçimde ortalama katılımın yaklaşık 1 milyon civarında olduğunu hatırlatan Ahmedi, barajsız bir sistemde dahi bir milletvekili çıkarabilmek için 8.500–9.000 oy gerektiğine dikkat çekti. Bu rakamın küçümsenmemesi gerektiğini belirten Ahmedi, yerel seçimlerde elde edilen sonuçların genel seçimlere aynı şekilde yansıyacağı varsayımının yanıltıcı olabileceğini söyledi.
Ahmedi ayrıca, Türk seçmen üzerinde uygulandığını öne sürdüğü siyasi asimilasyon politikaları ve “devşirme” stratejilerinin bu modelde daha da etkili olabileceğini ifade etti. Diğer büyük partilerin listelerine Türk adaylar dahil etme eğiliminin, temsiliyeti zayıflatabilecek unsurlar arasında yer aldığını belirtti.
“Parçalı yapı en büyük handikap”
Türk siyasi yapısındaki bölünmüşlüğe de dikkat çeken Ahmedi, mevcut Türk partilerinin milli konularda ortak hareket edememesinin toplumda güven kaybına yol açtığını kaydetti. Kırsal bölgelerden yaşanan göç, genç nüfusun siyasete ilgisinin azalması ve seçmen mobilizasyonundaki zayıflık gibi faktörlerin de temsil gücünü ciddi şekilde etkilediğini belirtti.
Bu tablo karşısında, tek seçim birimi modeline geçilse bile birden fazla milletvekili çıkarılmasının garanti olmadığını ifade eden Ahmedi, bu nedenle söz konusu modelin yeniden sorgulanması gerektiğini dile getirdi.
Alternatif öneri: “Garantili Milletvekilliği Modeli”
Ahmedi, çözüm olarak ise “Garantili Milletvekilliği Modeli”ni gündeme taşıdı. Balkanlar’da ve Avrupa’da çeşitli örnekleri bulunan bu modelin, azınlık topluluklara parlamentoda doğrudan ve güvence altına alınmış temsil imkânı sunduğunu belirtti.
Kosova, Sırbistan, Karadağ gibi ülkelerin yanı sıra Slovenya ve Hırvatistan gibi AB üyesi ülkelerde de benzer uygulamaların bulunduğunu hatırlatan Ahmedi, bu sistemlerin demokrasiye zarar vermediğini, aksine toplumsal barışı ve kapsayıcılığı güçlendirdiğini ifade etti.
Ülkedeki yaklaşık 200 bin kişilik azınlık nüfusunun sistem dışında kalmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten Ahmedi, Türkler başta olmak üzere Romlar, Boşnaklar, Sırplar ve Ulahların da ülkenin temel yapı taşları olduğunu vurguladı.
Geçmişte denendi, ancak engellendi
Ahmedi, garantili temsil modelinin daha önce de gündeme geldiğini hatırlatarak, 2007 yılında dönemin TDP milletvekilleri tarafından hazırlanan ve 4 Türk, 3 Rom, 1 Sırp, 1 Boşnak ve 1 Ulah milletvekilliği öngören teklifin meclise sunulduğunu belirtti. Ancak söz konusu teklifin muhalefet tarafından verilen yaklaşık 5 bin değişiklik önergesiyle bloke edildiğini ve yasalaşamadığını ifade etti.
“Artık daha cesur olunmalı”
Paylaşımında dikkat çeken bir çağrıda da bulunan Ahmedi, azınlık toplulukların artık daha net ve cesur bir duruş sergilemesi gerektiğini vurguladı. Tek seçim birimi modeline odaklanmak yerine, garantili temsil talebinin daha güçlü bir şekilde dile getirilmesi gerektiğini ifade etti.
Bu sürecin yalnızca Türk toplumunun değil, tüm azınlıkların ortak meselesi olduğuna işaret eden Ahmedi, diğer toplulukların da bu konuda destek vermesinin şart olduğunu belirtti.
Yeni bir tartışmanın kapısı aralanıyor
Ahmedi’nin bu kapsamlı değerlendirmesi, ülkede seçim sistemi ve azınlık temsiliyeti konularında yeni bir tartışma sürecinin başlayabileceğine işaret ediyor. Özellikle yaklaşan seçim atmosferi göz önüne alındığında, “tek seçim birimi” ve “garantili temsil” modelleri arasındaki tartışmanın önümüzdeki dönemde daha da yoğunlaşması bekleniyor.

Yorumlar
Yorum Gönder